Bilişsel Gelişim

İnsanın belki de en önemli özelliği bilişsel gücüdür. Bu gücüyle insan diğer canlılardan üstün hale gelerek, onları egemenliği altına alır. İnsan doğadaki her türlü şeyle başa çıkmaya çalışır, değerler üretir, teknolojiyi geliştirir, yaşamı kolaylaştırmaya ve anlamlı kılmaya çalışır.

Bilişsel gelişimin temelleri çocuklukta atıldığı için bu da bize çocuklardaki bilişsel gelişimin neden önemli olduğu sorusuna yanıt veriyor.

Çocukların bilişsel gelişiminde önemli olan, var olan bilgileri incelemeleri, denemeleri ve uygulamaya dönüştürmeleridir. Burada yetişkinlerin rolü de yadsınamaz bir öneme sahiptir. Bu nedenle oluşturulacak çevre koşulları, verilen uyaranların çeşitliliği ve kalitesi gibi konular çocukların bilişsel gelişimini en önce etkileyecek faktörlerdendir.

Çocuğun bilişsel özellikleri incelediğinde yetişkinlerden farklı olduğu görülmektedir. Çocukların kendine özgü bir dünya görüşleri ve düşünce yapıları vardır. Bilişsel sistem çevreden uyaranlar alır, alınan bu uyaranlar çocuk tarafından algılanır ve bellekte saklanır. Düşündüğünde algıladıklarını belleğinden çağırarak kullanır. Daha da iyi düşünmek için bilgileri kavramlaştırır ve genelleştirir.  Sonuç olarak burada verilen uyaranların ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Sonuç olarak çocuk, aldığı uyarını genelleştirip tüm hayatında uyguluyor. Çocuğa vereceğimiz her türlü uyaranın çocuk tarafından algılanıp, saklanıp daha sonra hayatının farklı alanlarında bunu kullanacağını unutmamalıyız. Aslında burada, vereceğimiz uyaranın kalitesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Bir de şu var ki, çocuğa hiç bir uyaran sağlamadığımızda da çocuğun gelişimi için hiç bir şey yapmadığımızı görüyoruz. Uyaran olmadığında çocuğun anlama, algılama, belleğinde saklama, kavramlaştırma ve genelleştirerek hayatında uygulama gibi bir çok beceriden yoksun kalacağını unutmamalıyız.

Sağlıklı Bilişsel Gelişim İçin;

1.UYKU: Zihinsel gelişimin olmazsa olmaz koşulu; Düzenli/Yeterli Uykudur. Çocukların kesintisiz ve kaliteli uyku uyması; gece uyurken hipofiz bezinin büyüme hormonu salgılamasını, uyanıkken öğrendiklerinin içselleştirilmesi ve zinde bir şekilde uyanarak daha hevesli ve meraklı olmasını sağlar.

2.BESLENME: İlk 6 ay kesintisiz ve ek gıdasız anne sütü verilmelidir. Daha sonra bol kalsiyum, vitamin, proteinli, doğal gıdaların yedirilmesi, yemek saatlerinin düzenli olması, doyduktan sonra zorla yemek yedirilmemesi, doymadan yemeğin kesilmemesi, fındık, ceviz, balık gibi besin değeri yüksek gıdaların tüketilmesi
çocuğun zihinsel gelişimine olumlu katkılar sağlayacaktır.

3.SEVGİ – İLGİ: Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; sevgi ve ilgi ile büyüyen öz güveni yüksek çocuklar zeka kapasitelerini kullanmada, gözler önüne sermede ve geliştirmede daha girişken ve cesaretlidirler. Sevgi ve ilgi, en az beslenme
kadar temel bir ihtiyaçtır.

4.YAŞINA UYGUN OYUNLAR: Çocuğun zekasının en fazla ortaya koyulduğu ve geliştirilebildiği alan oyun alanıdır. Çocuk oyun oynarken saymayı, kelimeleri, konuşmayı, mantık yürütmeyi, sosyal ilişkiler kurmayı, toplumsal
kuralları, bedenini kullanmayı, kendini korumayı, bağlantılar kurmayı ve en önemlisi “kendini” öğrenir.

Ahlak Gelişimi

İyi veya kötü, doğru veya yanlış olarak nitelendiren davranışların hepsi birden ahlakı oluşturur. Her kültürün kendine özgü ahlakı davranışları vardır.

Her insan, küçük yaşlardan itibaren, içinde büyüdüğü kültürün ahlak ilkelerine göre kötü ve yanlış sayılan davranışları yapmamayı, iyi ve doğru sayılan davranışları da yapmayı öğrenir.

Çocuğa ilk eğitim verecek kişi annesi ve yakın çevresidir. Bu nedenle çocuk, içinde bulunduğu ailenin ahlak çerçevesi içinde yetişecek ve ailesinin, dolayısıyla ait
olduğu toplumun ahlak kurallarını benimseyecektir.

Erken çocukluk döneminde çocukların bilişsel gelişimi, kuralları ve ahlak kurallarını anlamaya yeterli değildir. Bu nedenle onlarla kuralları soyut semboller hâlinde
sözcüklerle tartışmak yerine kuralları evde ve okulda birlikte uygulayarak, yaşayarak benimsetmek gerekir.

Kuralların nedenleri onların anlayabileceği şekilde eylemlerle ve somut yollarla açıklanmalıdır. Anne-babalar ve öğretmenler, her şeyden önce söylediklerini kendileri uygulayarak iyi birer model olmalıdırlar.

Birey dışarıda onu gözleyenler olmadığı zamanlarda bile kendi kendisinin denetleyicisi olarak o toplumun ahlak kurallarına uyar. Ahlak gelişiminin kişilik gelişimi ile sıkı ilişki içinde olduğu söylenebilir. Ama ne amaçla ve kurallara neden uymak zorunda olduklarını anlayamazlar.

 

Çocukların Ahlak Gelişimini Desteklemeye Yönelik Öneriler:

Öneri 1: Anne, baba ve çevresindeki diğer kişiler, söylediklerini kendileri de uygulayarak iyi birer model olmalıdır. 

Öneri 2: Bazı kurallar içselleşene kadar yetişkinlerin de desteğiyle sıklıkla tekrarlanmalı. Örneğin; yemekten önce el yıkama kuralı. Yemekten önce el yıkamak gerektiği, el yıkanmadığı zaman hasta olunabileceği çocuğa resimlerle, videolar izletilerek ve drama etkinlikleri yoluyla öğretilebilir. Böylece çocuğun, kuralı nedenleriyle kazanması sağlanır.

Öneri 3: Evde yemek saatinde masaların hazırlanması, toplanması; okulda ise kitapların düzenlenmesi gibi konularda çocuklara sorululuk verilebilir.

Öneri 4: Çocuklar doğaya düşkündürler, bu nedenle hayvanlar dünyası ve ağaçların
dili kullanılarak kuşlara yem verme, bitkileri sulama gibi etkinliklerle canlılara
merhamet gösterme, saygı duyma, dayanışma gibi davranışlar öğretilebilir.